“Ne Yaparsam Yapayım, Olmuyor!”

Kadıncağız ellilerinde… “Çocuklarımla uzağız birbirimize, elimden geleni yapıyorum ama olmuyor” diyor. “Bir şeyler eksik, adını  koyamıyorum” diyor, “Ne verirsem vereyim yetmiyor onlara, inanmıyorlar onları sevdiğime, hep beni suçluyorlar” diyor…

Aile dinamiklerine bakıyoruz; ne annesi ne de anneannesi koşulsuz anne sevgisini alamamışlar…

Dolayısıyla alamadıklarını, yani olmayanı verememişler….

Bu neye benzer biliyor musunuz? Önünüze bir pasta resmi koyup aynısını yap demekle aynı, ne kadar un, ne kadar şeker, kaç dakika karışacak hiç bilgi yok! 

Kafasına göre, sağdan soldan duyduğu gördüğü kadarıyla yalan yanlış benzetmeye çalışmak…

Aile dinamiklerine inip o akışı tam olarak sağlamadıkça ağzınızla kuş tutsanız da sevildiklerini hissetmeyecek o evlatlar aynı senin hissedemediğin gibi…

Sevilmek ve sevmek fedakarlık yapmak değildir…

Yemedim yedirdim, içmedim içirdim değildir…

Saçımı süpürge ettim! Hiç değildir…

Bunlar sevilmek ve takdir edilmek için yapılan şeyler…

Duygu akışı başka bir şey, kalpten kalbe gözden göze hiç bir şey söylemeden akar gider …

Büyük-anneden kilidi çözdüğün zaman, barajın kapaklarını açtığın zaman annen, sen, senin uşaklar gerçek sevgiye boğulacaklar…

Anlamayı öğreneceksin, bakmayı ve görmeyi…

Ebeveynleriniz ve onların büyükleri ile ilgili hayat hikayeleri çok önemli sohbet edin ve öğrenin, onların hayat hikayeleri sizin, çocuklarınızın ve torunlarınızın hikayeleri olacaklar…

Şule Y. Günel