Yaşam ve Yas Tutmak

Yas tutmadan önce yaşam var. Sevdiğin kişi yaşıyorken, hayatta var olduğunda kendisine zaman ayır, sevgini paylaş, sohbetini yap, kıymetini bil, yanında ol ve sana ihtiyacı varken onun için var ol ve hiçbir zaman unutma…. yarın olmayabilir. Yaşam şimdi bu günde bu anda. Emin ol sonrasında bunları yaptığına şükür edeceksin. Şükürler olsun yaptım diyeceksin özlem geldiğinde, Şükürler olsun diyeceksin sesini duyamadığında ve Şükürler olsun diyeceksin mezarına gittiğinde. O paylaştığın günler hep anı olacak, o yaşadığın günler özlemini giderecek ve o yaşadığın sohbetlerden sesini kulağında duyacaksın. Evet bunları Babamın kaybıyla birlikte son 1,5 senedir yaşadım ve Şükürler olsun kendisi hayattayken bize hediye edilen seneleri yaşadım, sevgimi paylaştım, şakalaştık, sohbetimizi yaptık ve yeri geldi tartışmamızı da yaptık. Şükürler olsun. Bu kaybın ve kaybını yaşarken etrafındaki insanların gerçek veya acemi yüzü ortaya çıkarken… paylaştıkların… sana kuvvet veriyor, yas tutmaya kuvvet ve destek oluyor. Bir bakmışın ummuduğun ve ummadığın insanlar yanında oluyor… Bir bakmışın beklenti içinde olduğun olması gereken insanlar bir telefon bile açmıyor, bırak yanında olmayı senin birde üstüne yükleniyor.

Ancak sende öyle bir güç oluyor ki bunu bile kaldırabiliyorsun. Yas tutmak bence kaybın en önemli kısmı. Her sonrasında atılması gereken adımlar aslında sana kaybı fark ettirip yas tutmanı sağlıyor. Cenaze işlemleri, Camideki duası, Mezara inişi, Resmi işler, ev boşaltmalar, … Hepsi sevgi ve saygı içinde bırakmanın ve vedanın bir parçası oluyor ve duygu anlamında senden bir çok üzüntü ve özlemi derinden harekete geçiriyor. Ancak aynı zamanda algı ve duygu anlamında derin şifa oluyor. Adım adım kaybı anlamaya başlıyorsun ve bundan dolayı üzüntün yüz üstüne çıkmaya başlıyor ancak diğer taraftan giden kişi için huzura kavuştuğunu biliyorsun. Ölüm yaşamın bir parçası ve insan oğlu doğduğunda bu bilince sahip. Bu bilinçle yaşa bu bilinçle senden önce giden sevdiklerine izin ver huzur içinde yatsınlar. Bu konuda kültürümüzde çok gelişim alanı var, fazlasıyla. Dışarıya şov yapanlar, vah vah tüh tüh lerle takılanlar… kendi acısına odaklanmış ama sevdiğine faydası olmayan. Hele cehaletle uğraşıyorsan o dahada acı, ne anlatabilirsin ve kendini de zor koruyabilirsin. Kötü olan hep sen olursun.. anlamaz ve anlatamazsın. Ama sana öyle bir güç gelir ki bir bakmışın.. gelmiş geçmiş ve kendini aydınlıkla bulursun – nefes alırsın – kendi hayatına dönmüş olursun… şükürler olsun büyük bir değişimden geçmiş olursun. Şükürler olsun bunları yaşadım ve öğrenmem gerekenleri öğrendim. Nur içinde yat güzel Babacım, şimdi anlattıkların bir çoğu daha anlam kazandı – bende gördüm, bende yaşadım. Bu tecrübemle hayatımda senin bana arzu ettiğin şekilde senin kelimelerinle “sıhhatle, memnun ve mesut” ilerliyorum. Herkese de diliyorum, yaşama seviyle ve neşeyle devam ve bize hediye edilen hayatı hakkıyla yaşamak.

Sevgiyle kalın…